|
|
September 20
..::SOHBET ODASI::..

......................... ...........................
Sen yüzümün gülen yanı, sesimin en titrek anı, sen ölümüne isteyipte yaptıgım en güzel hatamsın. Biliyordum seninle birlikte olamamın mümkün olmadıgını ve bir gün hayatımdan cıkıp gidecegini, ama ben sevgiyi seninle bulmustum unutmam hic mümkün olmadı. Belkide o yüzdendi hep sessiz kalısım. Sana gözlerimle anlatmak istedim bazı seyleri Ama sen anlasanda beni hic anlamadın. Agzımdan duymak istedin herseyi Aramızdaki engelleri aşmak ne kadar zor sende biliyorsun Zorunlulukların yüzünden seni suclamıyorum senden uzak kalmamak icin hepsine katlanıyorum Seni kalbimden söküp atmak icin coq cabaladım inan Ama seni koydugum o yere öyle sıkı saplamıstımki ya kalbimi sökmen gerekiyordu cıkıp gitmen icin yada benim ölmüs olmam gerekiyordu Gerci her iki durumdada benim yasamam söz konusu olamazdı ama yasama sebebim birtek sen kalmıstın Sana kavusmayı hic umut etmedim ben, asla sevgime bir karsılık beklemedim Hayatı yasamı seninle ögrendim ben, seninle ögrendim umudumu yitirmemeyi Umudum oldun. Hic tükenmeyecek bitmeyecekti artık umutlarım Her gün gözyası döker olmustum. Gülmeyi seninle ögrendim o gün bugündür güler yüzüm Yüzüme seninle dogan o gülümsemeyi hic atamadım Bazen sordum kendi kendime bir insan nasıl bu kadar coq sever diye Ama cevabını asla bulamadıgım bir soru oldun sen Adın var her an dilimde baska sözcük bilmiyormusum gibi sanki her iki kelimemden birinde sen varsın Ruhunla kaplı yüregim her an seninle yasıyorum sanki baska hic bir sebebim yok bu dünyada senin icin yasıyorum Güzel yüzün, gamzeli gülüsün var her an gözümde baska hic bir sey göremiyorum bir kör'ün karanlıgı gibi gözlerim karanlıgın yerinde birtek seni görüyorum Nasıl sever bi insan simdi acıklayabilirmisin bana Yada sevgi sözcügü yeterli kalırmı benim sana karsı olan hissetiklerimi anlatmaya Sen benim imkansızım oldun Sen benim engelim oldun Sen benim sevdigim her seyim oldun Sen benim sonunu bildigim halde asla dönemedigim asla pisman olmadım Hayatımın En Güzel Hatası oldun...
 
 
─┼─♥♥•İnadina Sevecegim.?•♥♥─┼─
İşte; bu gecede yanlızım,yine dilimde aynı sözcükler.. Yüreğimde aynı hüzün,yine karanlığa teslim olmuş yanlızlığım... Yine sana, gel diyeceğim biliyorum,gelmeyeceksin... İnadına düşüneceğim seni inadına,inadına seveceğim...
Güneşi bilirsin hep aynı yerden doğar, Bazen ılık,bazen sıcak,bazen de yakar. Kimi gün bulutlar saklasa da,bilirsin ki ardında bir gerçek var...

İşte; sende benim gözlerimde öyle doğdun Bazen ıslak,bazen kederli,bazen de ışıl ışıldın. Bir an gözlerimi kapatsam da,bilirsin ki ardında sen vardin....

Bak, işte yine çocuk oldum,ağladım karşında. Hadi saçlarımı okşa ellerimi tut. Yoksa,yok olup gideceğim kahrımdan.. Yine sana gel diyecegim,biliyorum gelmiyeceksin.. Inadina düsünecegim seni inadina,inadina sevecegim...
Yine anıları çıkartacağım yüreğimden,sereceğim önüme.. O güzel günleri bir bir buruşturup atacağım çöptenekelerine.

Sonra albümden resimlerini ayıracağım tek tek. Parçalayıp yırtacağim,..ama, bir tek tek resmin kalacak elimde, O da bana verdiğin ilk resmin.iste onunla bileklerimi keseceğim Yine damarlarımdan, damla... damla....sen akacaksın.... Gene sana gel diyeceğim, biliyorum,gelmeyeceksin. İnadına düşüneceğim seni, inadına inadına seveceğim .


Şimdi sevgilim bir başıma doruğundayım sensizliğin. Yüreğim utanır seni özlemekten,aydan parlak gözlerin Çocuk gülüşlerin gelir aklıma,ellerim tutar ağlayamam. Evet acı çektiğim doğru,seni sevmenin bedelidir bu.. Sana gene gel diyecegim, biliyorum gelmiyeceksin... Inadina düsünecegim seni inadina, inadina sevecegim...
GİTME SEVGİLİM*
Gözümde yaşlarla bırakıp beni Elveda diyerek gitme sevgilim Bir anlık öfkeyle yıkma her şeyimi Kalbine sormadan gitme sevgilim
Ağlatır şarkılar susturamazsın Zor gelir ayrılık alışamazsın Canlanır anılar unutamazsın Kalbine sormadan gitme sevgilim
Mutluluk getirmez vefasız yıllar Teselli vermez ki baktığım fallar Gurur dağlarında aşılmaz yollar Kalbine sormadan gitme sevgilim
UNUTULMUŞ SEVDALIYA
Bahar değil... Sonbaharda zaman Bir sevda sesi var...çok uzaklardan Tatlı bir hüzün...Buruk bir sevinç Acı gülümseme dolu o mahzun dudaklardan.
Gün acı... Gece acı... Hayat acı belki sen olmayınca Aşk güzeldir yalnızken bu sessiz akşamlarda Bahar bile, Bahar bile hoş değil inan, Çünkü sonbaharda zaman Hüzünlü bir gülüş bir haykırıştır kalan Acı gülümseme dolu o mahzun dudaklardan
Yavru bir kuş, Kanadı kırılmış azgın rüzgarlardan Uçup gidecek... Gelmeyecek bir daha Kimbilir ; belki kaçıyor Umarsız,tükenmiş,yokolmuş ümitsiz bakışlardan Hüzünlü bir gülüş,bir haykırıştır kalan Acı gülümseme dolu o mahzun dudaklardan
GÖZLERİN KAL DİYOR Bu nasıl ayrılık, bu nasıl veda Gözlerin kal diyor dudakların git Bakışın anahtar, gözlerin kilit Ellerin aç diyor, dudakların git. Ayrılık; dönüşü olmayan nehir Yalnızlık; yıkılmış bomboş bir şehir Kaç sevda kül oldu böyle kimbilir Gözyaşın kal diyor, dudakların git. Gidersem, bir daha dönmeyeceğim Kalırsam, kalbime yenileceğim Çözemedim seni delireceğim Gözlerin kal diyor, dudakların git. Duvardan insin mi resimlerimiz, Yabancı olsun mu isimlerimiz? Ya o, deli dolu gecelerimiz Anılar kal diyor, dudakların git. Bu roman da biter belki birazdan Ne aşklar yıkıldı gururdan, nazdan Ağlıyor besteler yine hicâzdan Şarkılar kal diyor, dudaklar git...
Ahmet Selçuk İLKAN

ÖZLEMEDİM SENİ
Hiç özlemedim seni Özlemek dostluktandır dostluğundan öte bulmalıyım seni
Sıcaklığını bulmalıyım dokunuşlarını, kenetlenişi Terimizle sulanmalı yeryüzü güneş terimizle ışıldamalı sabah olunca
Apansız fırtınalar çıkmalı sarsılmalıyım
Özlemek yanında olmak isteğidir gülüşünü görmek biraz da Hiç özlemedim seni
Saçlarına gül takmam bir ırmak gibi akıtırım ovaya soluğunla yanar dudaklarımın bozkırı
Akkor halindeki ufuk bakır bir tel gibi eriyip gider kraterler ortasında kalırım...
 

Citat
BIRTANEM
Bitanem,
sensizlik çıldırtacak beni diye düşünürdüm eskiden, yanılmamışım. Sensizlige dalınca herşey birer birer ortaya çıkmaya başladı. Ruhum sıkılmaya başladı. İçim daralmaya, düşüncelerimse zayıflamaya... Anladım ki sevgiden başka birşey değil yaşadıklarım. Aşk ateşi yanıyordu sinemde ve korları yüreğimin dört bir yanını kaplamıştı Ne yazık ki dumanı yoktu bu ateşin, benzemiyordu diğer ateşlere. Ateşsiz yerde duman olmaz diyorlar, peki böylesi mümkün mü? Ateş var ama duman yok ortada. Zaten anlasaydım neye kapıldığımı, bir çare bulurdum derdime. Ama ne fayda, sen uzaklarda, bense buradayım. Bilseydim anlatırdım sana aşkımı, o içimde yanan ateşin az da olsa yansıtırdım bir kısmını dışarı. Çünkü sığmıyor artık kalbime, sığmıyor artık yüreğime, sığmıyor artık hücrelerime. Çünkü bu senin aşkın, çünkü aşıyor senin aşkın beni ah, bir bilseydin ne kadar zor geliyor bu ayrılık bana. Artık ağlayamıyorum bile. Hayır, çünkü göz yaşlarım kurudu. Güya Aral gölü. Halbuki daha geçenlerde ağladım halimi düşünerek. Demek ki artık içimdeki yanan ateşi göz yaşımla bile az da olsa yatıştıramam. Demek ki bu ateş yiyip bitirecek beni yavaş yavaş. Etrafına bir göz gezdir şöyle. Bu insanlar seviyor mu dersin, yanıyor mu benim kadar, en iyi bildiğin kişi. Zannetmiyorum, O benim, herkesden daha dertli. O benim, herkesden daha mutlu. O benim, herkesden daha ... Çünkü ben senin sevgine sahibim. Çünkü ben seni sevebilme duygusuna tutkunum. Çünkü sığmıyor artık kalbime, sığmıyor yüreğime, sığmıyor hücrelerime, çünkü bu senin aşkın, çünkü aşıyor beni,
taşıyor beni bilinmez ufuklara o aşkı VE BEN SENİ SEVİYORUM! SEVİYORUM! SEVİYORUM!


GİTTİN
Ben arkandan sadece baktım. Oysa söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki... ’’gidersen, iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini. Gidersen, sönecek içimdeki ateş ve bir daha hiç kimse yakamayacak. Gidersen, karanlığa mahkum edeceksin günlerimi. O karanlıkta yolumu kaybedeceğim...’’ diyecektim sana. Konuşamadım... Gittin... gidişini görmemek için gözlerimi kapattım. Öğlesine acıdı ki içim, tutup koparsalardı kolumu, bacağımı bu kadar acı duymazdım. Acım yaş olup akmalıydı gözümden. Ağlayamadım... Gittin... gidişini önlemek için tutmalıydım ellerinden. Ellerim değilmiydi her dokunuşunda seni ürperten?! ürperirdin yine biliyorum. Bir kez dokunsam, bir kes tutsam ellerini, gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu. Tutamadım...
 Gittin... bir yıkım gibiydi gidişin. Sen adım, adım uzaklaşırken benden çöküp kaldı bedenim olduğu yerde. Nice terk edişlere dayanan bu yürek bu kes yenilmişti. Bu kadar zayıf değildim ben, kalkmalıydım. Kalkamadım... Gittin... oysa ben geldiğin gün gideceğini biliyordum. Hazırdım gidişine. Kaçak zamanları yaşıyorduk. Zaman bitecek ve sen gidecektin. Bense gidişinin ertesi günü hayatıma kaldığım yerden devam edecektim. Edemedim... Başlayamadım...
bir şey söyledin mi giderken? ‘KAL’ dememi istedin mi? Son bir kez ‘ SENİ SEVİYORUM ’ dedin mi? ‘BEKLE BENİ DÖNECEĞİM’ dedin mi? Beynim öylesine uğulduyordu ki... Duyamadım...
Gittin... Nereye gittiğin önemli değildi. Binlerce kilometre uzaklarda dahi olsan, iki metre ötemde de fark etmiyordu. Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu. Kurtulmalıydım senden, bu yokluğun duygusundan kurtulmalıydım. Kurtulamadım...
Gittin... unutulanların arasına katılmalıydın. Anıları bir sandığa koyup hayatı bir yerinden yakalamalıydım. Bu aşk noktalanmalıydı, bu sevdadan vazgeçmeliydim. Yapamadım...
Gittin... bir okyanusun ortasında, tek küreği kaybolmuş sandalda dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim artık. Bil ki; Sevmekten vazgeçmedim seni, bil ki seninle birlikte sevdanıda taşıyacağım yüreğimde. Bil ki seni... unutamadım...
HAYAT:BÜYÜK BİR SORU,BEN CEVAP ARIYORUM
Bütün gün uyuyorum diye bana deli diyorlar,
Budalalar rüyamda seni gördügümü bilmiyorlar.
UNUT BENİ CAN
Bu kaçıncı gece hasretinle yandığım Kaçıncı gece yıldızları yıkadığım göz yaşlarımla? Mesafeler yırtıldı hıçkırıklarımla Bosnalı kadınlar duydu feryadımı. Sen, sen duymadın mı can?
Ne vardı bu kadar uzak yerlerde açacak? Benden uzak o iklimlerin, Benden uzak o şehrin, Kahrolası o kalabalıkların Benim kadar ihtiyacı mı vardı sana, Benim kadar hasret çekti mi Kahrolası o şehrin semaları, Benim kadar yandı mı? Ne vardı can? Ne vardı uzak iklimlerde açacak?
Ne vardı Kendimizi bu kadar kahredecek? Kara trenler umut olmamalıydı, uzayan yollarda kalmamalıydı bakışlar. Dünya, bir tek nokta olmalıydı can... Bir tek noktada doğmalıydık. Dönüp dönüp sana varmalıydı yollar, Ben, hep hasret türküleri söylememeliydim, Sen, hep hasret şiirleri okumamalı. Hasret diye bir söz olmamalıydı lügâtlarda Geceler boyu hergün göz yaşlarımla ıslanmamalıydı yıldızlar.
Gönlüm bu sevdaya dar gelir oldu Boğuyor karanlıklar can... Mesafeler kurşun oldu amansız, Feryadıma şahit oldu yıldızlar Can... Can... Hasretin ağır bir yük omuzlarımda. Ben çekmekten usandım, sen usanmadın mı?
Bildim, bitmeyecek bu hasret! Uzak iklimlerde açmış iki çiçeğiz. Hangimiz gelsek diğerinin yanına, Kuruyup, kaybolacağız. Ben, kıraç topraklara döndüm can, Ben, kurumuş dereler gibiyim. Issız mağaralarda kaldı umudum. Belli bu sevda kahredecek bizi, Unut be can...
Unut bu sonu gelmez sevdamızı... bırak yeni güneşler doğsun semalarında bulutlar gizlemesin yıldızlarını yeniden başlasın herşey yeniden doğ bensiz şafaklarda. Unut can, unut senin için yazdığım sevda şiirlerini. De ki; bir rüya idi bitti. De ki; bir hayaldi, solgun aynalarda yansıyan. De ki; bir romandı, sonu koskoca bir hiçle biten. Unut beni can, Unut vakit varken...
Bırak hasretin bana kalsın. Varsın cehenneminde kavrulsun gönlüm. Ben yine her gece saçlarını koklayayım uzak yıldızlarda. Gözlerimde takılı kalsın hayalin. Sen unut can, sen unut! Kahredersem, Milyon kere kahrolayım!
Git
Madem ki istiyorsun öyleyse durma git Beni düşünme rahat ol yalnız kalabilirim Sen de bilirsin hiçbir şey sonsuza dek sürmez Hatta her an yeniden sevebilirim
Olmazdı ben de biliyorum haklısın haydi git Korkma seninle gerçekten dost olabilirim Aslında ben de uzun zamandan beridir sana Ayrılmak istediğimi söylemedim haydi git
Git... Git... Git... me dur ne olursun Gitme kal yalan söyledim Doğru değil ayrılığa daha hiç hazır değilim Aramızda yaşanacak yarım kalan birşeyler var Gitme dur daha şimdiden deliler gibi özledim
İkimiz için de doğru olan böylesi git İnan bana sandığın kadar üzgün değilim İçimde yepyeni bir hayata başlamanın Sevinci ve heyecanı var artık git

İlkbaharın çiçekleri yeni açmışken yüreğimde sonbaharın kuru esintisinden haberi yoktu bu masum aşkın imkansızlığın ayazlarda kalmış bu sevginin yapraklarını döktü soğuk gecelerde kış geldiğinde ıssız düşlerim ve kuru bir sevda kaldı elimde artık tek bir noktaya bakıyor gözlerim kulaklarımdan hiç gitmeyen sesin aklımdan hiç gitmeyen hayalinle yaralı bir kuşun ölümü beklediği gibi BEKLİYORUM SENİ çaresiz...

|